Cardo Maximus
Roma döneminde Galatia eyaletinin başkenti olan Ankyra (Ankara), hem stratejik konumu hem de siyasi, askeri ve ekonomik rolleriyle Roma İmparatorluğu'nun Anadolu’daki önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. İmparatorluğun doğu ve batı bölgelerini birbirine bağlayan kritik bir geçiş noktasında bulunması, kentin askeri ve ticari işlevlerini güçlendirirken aynı zamanda Roma’nın şehircilik ilkelerine uygun bir biçimde gelişmesine de imkan vermiştir. Kentin ana arterini oluşturan ve cardo maximus olarak adlandırılan cadde, Roma şehirlerinde kent planının ana unsurlarından biri olarak genellikle kuzey-güney doğrultusunda uzanır, ticari, sosyal ve kamusal yaşamın merkezinde yer alırdı. Bu tür caddeler, taş döşemeleri, sütunlu galerileri (stoa) ve dükkanlarıyla hem estetik hem de işlevsel bir yapı sunarak, günlük yaşamın kolaylaşmasını sağlardı. Ankyra kentinin cardo maximus'u 1995 yılında Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı uzmanları tarafından açığa çıkarılmıştır. Caddenin batı tarafında, bir stoa ve ona eşlik eden bir dükkan sırası bulunmaktadır. 6.70 metre genişliğe sahip olan cadde andezit bloklardan oluşturulmuştur. Kazılar neticesinde 55 metrelik bir hattı ortaya çıkarılan yolun, Anafartalar Caddesi tarafından yönelerek Eski Valilik Binası’nın altından devam ettiği anlaşılmıştır. Caddenin kuzey ve güney uçlarındaki andezit blokların büyük ölçüde kaybolduğu tespit edilmiş, ancak orta kesimdeki blokların oldukça iyi korunduğu ve bu bölümde diğer kısımlardan farklı olarak poligonal bir yapıya sahip olduğu görülmüştür. Cadde doğu yönüne doğru hafif bombe yapmaktadır. Bu yönde yapılan kazılar burada bir atık su kanalı olduğunu ortaya koymuştur. Caddenin olasılıkla yağmur sularının tahliyesi de bu kanal vasıtasıyla mümkün olmaktaydı. Doğudaki çalışmalar ayrıca üzerinde sürgülü kapı izleri bulunan iki adet eşik taşını açığa çıkarmıştır. Bu taşların doğrudan cadde ile birleşmesi, cadde boyunca bir dükkan sırasının varlığına işaret etmektedir. Caddenin batı tarafında, 6,20 metre genişliğinde bir stoa bulunmaktadır. Muhtemelen stoanın cephesi arkadlarla süslenmiş bir mimari tasarıma sahipti. Bu olasılık, cadde kazıları sırasında bulunan profilli kemer bloğuyla desteklenmektedir. Arkeolojik bulgular, andezit bloklarla inşa edilmiş olan caddenin en geç M.S. 1. yüzyılda yapılmış olabileceğini göstermektedir.
Kaynakça:
Kadıoğlu, M. (2011) Cardo Maximus, içinde: Roma Dönemi’nde Ankyra, der. M. Kadıoğlu, K. Görkay, S. Mitchell, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul; 143-157.
Temizsoy, İ., M. Arslan, M. Akalın, M. Metin (1996) “Ulus Kazısı 1995”, Anadolu Medeniyetleri Müzesi 1995 Yıllığı, 7-19.
Cardo Maximus Fotoğrafları
Cardo Maximus’un Valilik Binası Önündeki Bölümü
Ulus Şehir Çarşısı’nın inşaatı sırasında açığa çıkarılmış olan kentin Roma döneminin ana aksını oluşturan cardo maximusun, kuzey yönüne doğru olan kesimi Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi yerleşke alanı boyunca geçerek Valilik Binası’nın altından devam etmektedir. Roma Hamamı'ndan Augustus Tapınağı'na giden Sütunlu Cadde ile birleştiği tahmin edilen alanda yani Valilik Binası’nın ön bahçesinde 2007’de yapılmış olan arkeolojik kazı çalışmaları kent merkezinin M.S. 1. yüzyıldan 19. yüzyıl sonuna kadar olan çok katmanlı sürecini gözler önüne sermiştir. Yüzeye yaklaşık 70 cm derinlikte 19. yüzyılın sonuna 20. yüzyılın başına ait dolgu tabaka kaydedilmiştir. Bu tabakanın altında pişmiş topraktan yapılmış ve üzeri işlemeli tütün ağızlıkları, çini ve porselen seramik parçalarının yoğun olarak gözlendiği 18-19. yüzyıl tabakası gelmektedir. Kazıların devamında iki farklı yöne devam eden ve birbiri ile kesişen duvar doğrultuları açığa çıkarılmıştır. Bu duvarlar iki aşamalıdır ve Osmanlı dönemine kabaca 15-17. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Bu mimari tabaka ile aynı döneme ait tandır-ocak yapısı kazı alanının köşesinde tespit edilmiştir. Farklı derinliklerde Osmanlı Dönemi’nden Roma Dönemi’ne kadar olan toprak dolgusu içinde pişmiş toprak temiz ve atık su künkleri açığa çıkarılmıştır. Öte yandan yine Osmanlı dönemine air rögarlı bir atık su kanalı burada bulunmuştur. Osmanlı döneminde kentin atık su kanallarının varlığına ilişkin oldukça güzel bir örnek burada temsil edilmektedir. Yüzeyden 3.40 metre derinlikte Bizans Dönemi seramik parçaları tespit edilmiş ancak bu bulgular bir mimari ile desteklenmemiştir. Yüzeyden 4.25 metre kadar derinde ise Roma dönemi mimari parçaları ile cadde döşemesinin andezit bloklarına erişilmiştir. Kazılar Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü arkeologları tarafından gerçekleştirilmiştir, çalışma Mustafa Metin tarafından Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 2007-2008 Yıllığında yayınlanmıştır.

